21/5/2009 ·
Rehabilitasyon Merkezlerinde Eğitim Alan Bireylerin Aileleri Dikkat!

Rehabilitasyon merkezlerinde, çocuğuna özel eğitim hizmeti aldıran bazı ailelerden gelen sorulardan, şikayetlerden ve yurt genelinde olan bazı problemlerden hareketle, aileleri uyarma ve haklarını hatırlatma amacıyla hazırlanmış bilgilendirme yazımızı lütfen üşenmeden okuyunuz.

1.   Her ay düzenli olarak rehabilitasyon merkezleri tarafından hazırlanan; hangi eğitimci tarafından, kaç saat eğitim verildiğini gösteren çizelgeleri mutlaka incelemeden imzalamayınız. İmzanızın istenmemesi durumunda, biliniz ki! imzalarınız başkaları tarafından taklit edilmektedir. Bu imza takibinin amacı; çocuğunuzun gerçekten eğitim verilip verilmediğini, kimin tarafından verildiği, kaç seans verildiğinin tespiti amacıyla yapılmaktadır. Sizin yerinize başkalarının imzalaması durumunda, devletin çocuğunuzun eğitimi için ayırdığı paralar kötü niyetli kişilerin cebine girecektir. Devlet soyulacaktır. Nitekim bir çok yerde bu tür olaylar yaşanmıştır. Sizlerde bu takibi yaparak suç ortağı olmaktan kurtulursunuz. Gelin çocuğumuz için ayrılan hakları koruyalım, devletimizi koruyalım.

2.  2006 yılı haziran ayından itibaren; SSK-Emekli sandığı yeşil kart gibi sosyal güvence şartı aranmaksızın, eğitim alması uygun görülen herkesin 6 seans bireysel ve 4 seans gurup eğitim ücretleri Milli Eğitim Bakanlığınca karşılanmaktadır. Ayrıca ücret istenmemektedir. Yani eğitim merkezleri ücretlerini devletten almaktadırlar. Rehabilitasyon merkezleri ücretsiz eğitim veriyoruz diyebilmeleri söz konusu değildir. Şükranlarımız Devletimize mahsustur.

3.  Herkes dilediği rehabilitasyon merkezini seçmekte özgürdür. Hiçbir devlet kurumu ya da devlet memuru, özellikle bir merkeze yönlendirme yapamaz, broşür-kartvizit veremez,  suçtur. Ancak, Rehberlik Araştırma Müdürlüğü İl genelinde çalışan bütün kurumları gösteren liste vermesi gerekmektedir. Bu listeyi isteyiniz. Araştırmanızı yaptıktan sonra uygun gördüğünüz rehabilitasyon merkezini seçmeniz önerilir.

4.    İstediğiniz zaman hizmetinden memnun olmadığınız rehabilitasyon merkezinden kaydınızı sildirip yine dilediğiniz merkeze kaydını yaptırmanız hakkınızdır. Ayrılmanız halinde, kayıt sildirme işlemini yapmadığınız durumda, eğitimine devam ediliyormuş gibi gösterilip çocuğunuzun adına ücret tahsilini yapabileceklerini unutmayınız.

5.  Kayıt sildirmek istediğiniz durumlarda; “ayrılamazsınız”- “raporunuz yenilenmez”- “buradan ayrıldığınızda devlet bugüne kadar verdiği paraları geri alır” gibi yalanlarla kararınızdan vazgeçirmek isteyen kişi ve merkezlere itibar etmeyiniz. Kanmayınız, aldanmayınız.

6.  Kayıt sildirmek istediğiniz durumlarda; eğitim hizmeti alınan rehabilitasyon merkezine kayıt silme dilekçenizi vermeniz gerekmektedir. Merkez dilekçeye tarih ve sıra numarasını üzerine yazarak bir nüshasını size vermelidir. Verilmemesi durumda, Milli Eğitim Müdürlüğüne durumu bildiriniz. Başka bir merkezde eğitim aldırmak isterseniz, Rehberlik Araştırma Müdürlüğü size raporunuzun “aslı gibidir” onaylı bir nüshasını verecektir. Bu Raporla kaydınızı yeni merkezde yapabilirsiniz.

7.  Çocuğunuzun öğretmeninden veya fizyoterapistinden, eğitim verebilme yetkisinin olup olmadığını anlayabilmeniz için, diplomasını, kimliğini ve Valilik çalışma onayını isteyiniz. Bu sizin hakkınızdır. Çocuğunuz ehil ellerde olmayabilir. Aman DİKKAT!

8.  Çocuğunuzun öğretmeni veya fizyoterapisti ile devamlı olarak gelişimini tartışınız. Öğretmeni bu konuda sizlere bilgi vermek zorundadır. Çocuğunuzun gelişim sürecini öğretmenin dışında başkaları tarafından aktarılmak istenmesi durumunda, ısrarla öğretmeni ile görüşmeyi yapmak istediğinizi bildiriniz. Çocuğunuzun durumunu en iyi kendi öğretmeni bilebilir. Bu da hakkınızdır.

9.  Her ay için özel olarak planlanan, eğitim programını aybaşında isteyiniz. Bu programda yazıldığı gün ve saatlerde gibi, yazılı öğretmeni veya fizyoterapisti tarafından eğitim verilip verilmediğini takip ediniz.

10. Sorunlarınızı derneğimize iletebileceğiniz gibi, şikayetlerinizi de sırasıyla, Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Valiliği, Milli Eğitim Genel Müdürlüğüne de iletebilirsiniz. Bu şikayetinizden dolayı, kimse çocuğunuzun Anayasal hakkı olan eğitim hakkını elinden alamayacağı gibi her bir şikayet başka kişilerin de haklarını koruyacağı konusunda yardımcı olacağını bilmeniz gerekmektedir. Derneğimiz her konu da engelli birey ve ailelerine rehberlik yapmaya hazırdır.

Alıntı
20/5/2009 ·
Zeytinyağlı Baklalı Enginar
Enginar
Malzemeler,
4 adet soyulmuş enginar
500 gram iç bakla
1 adet soğan
4 çorba kaşığı zeytinyağı
1 adet limon
1 çorba kaşığı toz şeker
Yarım su bardağı su
Tuz
Hazırlanışı,
Enginarları yarım limon suyuyla ovun.
Soğanı yemeklik doğrayın.
Baklanın kabuklarını soyun.
Yayvan bir tencereye enginar, soğan ve baklayı üst üste dizin.
Kasede su, zeytinyağ, şeker, limon suyunu karıştırın.
Karışımı tencereye dökün.
Tencereni kapağını kapatıp 10 dakika yüksek ateşte pişirin.
Ateşi azaltıp baklalar yumuşayınca kadar pişirin.
Afiyet olsun.
Not, Enginar pişerken su azabilir, gerekirse sıcak su ilave edebilirsiniz.
14/5/2009 ·

hemşireler günümüz kutlu olsun.hayatımızın büyük bir kısmını maalesef ki işte geçiriyoruz,özel hayatımız nerdeyse kalmıyor çünki tüm enerjimizi hastanede bırakıyoruz.ama herşeye rağmen yinede mutluyuz.bizim hasta grubumuz bebekler olduğu için onlar sağlıklarına kavuştumu tüm yorgunluk bitiyor.
20/2/2009 ·
Cep telefonları tıpkı klozet kapakları, kapı kolları gibi mikroorganizma yuvalarıdır. Günlük hayatımızda elimizi dokundurduğumuz pek çok yerden aldığımız mikroorganizmalar ellerimiz aracılığıyla cep telefonlarına geçiyor. Cep telefonları da belirli bir ısı yayıp, sıcak oldukları için mikroorganizmaların rahatça üremelerine olanak verir. Bunlar da özellikle mukoza olan, hassas yerlerde enfeksiyon yayılmasına neden oluyor. Diğer bir deyişle cep telefonları mikropları ağza buruna iten iyi bir yüzeydir. Özellikle açık bir yara veya sivilce varsa orayı enfekte eder. Hatta bu konuda yapılan bir araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı olarak bu gerçeği ortaya koyuyor. Bu çalışmada;
266 tıp personeli ve öğrencileri arasında bir araştırma yapılmış. Bu topluluğun yüzde 98’i cep telefonu kullanıyor ve sadece yüzde 3’ünün telefonu kullandıktan sonra temizlediği belirtilmiş. Yüzde 53 gibi bir oran ise telefonlarını hiç temizlemiyor. Telefonlar üzerinde yapılan incelemelerde ise 101 tane telefonda mikroorganizmalara rastlanmış ve bunun yüzde 45’inin de zararlı bakteriler olduğu belirlenmiş.
13/2/2009 ·

seni çok seviyorum bitanem

« Önceki ::